• 2011 senesi, Dalga Sörfü derslerimiz bütün hızıyla devam ediyor.

  • DANUBE Surf Shop, her türlü Dalga Sörfü ekipman ve ihtiyaçlarınızın

  • Özel El Yapımı Sörf Tahtaları, Fabrika Seri Üretim Sörf Tahtaları sadece,

  • Mini Surf Cafe’si ile DANUBE Surf Shop’a özel sörf sohbetleri sizi bekliyor.

  • Dalga Sörfü tutkunlarının, Dalga Sörfü tutkunları için tasarladığı,

  • Her koşulda, sizi koruyan en kaliteli sörf kıyafetleri. Daha fazla rahatlık, daha fazla sörf için tasarlandı.

  • Dalga Sörfü tutkunlarının, Dalga Sörfü tutkunları için tasarladığı, sörf ruhu ile yaratılan özel seri sörf giyim kolleksiyonu sizler için

  • Her sene Haziran ayında kutlanan ve bir çok ülkenin iştirak ettiği, Dünya’nın

  • Türkiye'de Keşfedilmemiş Sörf Noktaları

  • DANUBE SurfBoards Sosyal Sorumluluk Projeleri, Gençlik Kampları ve Başarılı Sporcular

Home SURF HAKKINDA Sörfün tarihi

Sörfün tarihi

Sörf yapmak, dünyada geçmişten bugüne kadar uygulanan en eski sporlardan biri olarak bilinir. Sörf aynı zamanda dalgaları sürme sanatı, atletizim ile güzellikleri, doğanın gücünü anlamanın bir harmanı olarak ta adlandırılabilir.

 

 








 İlk sörfçüler

  
İlk sörfçüler, kıyıya dönmek için dalgaları yakalayan balıkçılar olmuştur. Bu etkili yöntem gün geçtikçe her gün kullanılmaya ve bir eğlence şekline dönüşmeye başlamıştır. Bu büyük değişim ise sörfün evrimsel sürecini başlatmıştır.

Ayakta sörf yapmanın tam olarak nezaman başladığına dair herhangi bir kesin tarih olmamasına rağmen, 15. Yüzyılda eski Hawai’nin Sandwich adalarının kralları, kraliçeleri ve insanları, "he'enalu" veya dalga kaymak diye bilinen büyük bir spordan bahseder. "He'e" nın anlamı, katı bir formdan sıvı bir forma geçişi ifade ederken, "nalu" ise dalganın sörf yapmanızı sağlayan hareketini ifade eder.

Hawaii'de ki ilk Polenezyalı yerleşimciler en basit sörf yeteneğine oldukça haizdiler. Sörfçüler arasında ün yapmış Hawaii dalgalarını sürmek ise bir kaç yüzyıl sonra ortaya çıktı.

 


 


Temel Sörftahtaları

   Eski Hawaii de 4 farklı çeşit temel sörftahtası ortaya çıkmıştı;

·        * Paipo veya Kioe adıyla anılan, günümüzde bodybord olarak bilinen, 2-4 feet uzunluğunda ve genelde çocukların kullandığı bir model.

·        * Alaia veya Omo adıyla anılan, orta boy bordlar. 8 feet ve üzeri.


·        * Kiko’o adıyla anılan, alaia dan daha büyük ve 12 – 18 feet arasında.Büyük dalgalar ve yüksek tecrübe gerektiren bordlardı.

·        *Olo adıyla anılan, çok uzun tahtalar genelde 18 – 24 feet boyunda olan.
 
 
 
Duke Kahanamoku

   19. Yüzyılın sonlarında sörfe olan ilgi azalmaya başlamış ve sadece bir avuç O’ ahu adalı yerli bu sporu icra ediyorlarmış. Bu dönemde Hawaii Kaptan Cook tarafından keşfedilmiş ve yabancılar adalara yerleşmeye başlamışlar.

İlginin azalma sebeplerinden biride, safkan yerli hawaiililerden önde gelenlerinin talihliz düşüşler yaşamasıydı. Böylece sörf eski başladığı noktaya, daha küçük tahtalarla, daha basit birşekilde ender uygulanır hale geldi.

Sörfe geri dönüş, sörfün babası olarak da bilinen olimpik yüzücü " Duke Kahanamoku”’ nun Wakiki sahilinde bir sörf kulubü açmasıyla başladı. Sonrasında artarak Amerika ve Avrupa'ya sıçradı.
 
 
 
Tom Blake

   O dönemlerde bir efsaneye göre, üzerinde durulup sürülebilecek dalgalar sadece Hawaii'de vardı. Bu inanca rağmen bir dizi Honolulu’lu yerli ve beyaz sörfçü yeni dalgalar keşfetti.

1930'larda dalgaları basit şekilde sürmek sörfçüleri tatmin etmez olmuş ve bu tutku sörf tahtalarını sörfçülerin  yetenekleri doğrultusunda geliştirmeye itmiştir.

Bu bağlamda Tom Blake yeni sörftahtalarının öncüsü olarak anılır. Geliştirdiği içi boşluklu sörf tahtaları geleneksel tahtalara göre yarı yarıya hafif ve suda büyük başarı sağlamıştır.

O dönemlerde sörftahtası için her boy ve malzeme tecrübe edilir hale gelmiş ve Blake bir başaka buluş ile tahtanın altına yüzgeç benzeri ufak salma koymuş, buda sörfçülere daha kolay dönüşler ve dalgada daha rahat tutunmalarına olanak sağlamıştır.

2. Dünya savaşı sırasında sanayi devrimleri bir çok kimyasal ve yeni teknoloji ürünün keşfine sebep olup, sörf tahtalarının ana malzemeleri olan cam lifleri, straforlar ve polyester reçineler bu dönemde bulunmuştu.

Sörfe ilginin hızla artması, hatta surf safari'nin bir ritüel olması, otomobilin hayata iyice girmesi ile hızlanmıştır. İnsanların Californiya sahillerinde daha iyi dalga için bir aşşa bir yükarı taşınması artık olağan karşılanan bir göç gibi görülmeye başlanmıştı.
 
 
 
Sörfün altın çağı

   1950'ler sörfün altın çağı olmuş. Savaş bitmiş ve insanlar refah içinde kendilerini eğlenceye ve zevklerine vermişlerdir. Çekilen sörf filimleri, sörf modası ve televizyon programları sörfün reklamını fazlasıyla yapmaktaydı. Sörf, az sayıda insanın yaptığı bir ada aktivitesinden bir yaşam tarzına, milyon dolarlık bir sanayiye dönüşmeye başlamış ve günümüze kadar uzanmıştır.


Sörf her zaman, okyanusun gücünün yoğun bir şekilde hissedildiği ve bu tecrübelerin paylaşıldığı bir spor olarak varlığını sürdürecektir.

Teknolojinin hızla gelişmesi, sörf tahtalarının gelişmesini ve bu büyük tutkunun artmasına, dünyanın heryerinde ki dalgalara ulaşmamıza olanak sağlayacaktır.
 
 

Sörf ayrıca kendi hayat tarzını ve kültürünü oluşturmuş ender sporlardan da biridir.

Kökeni batı polonezya olduğu ve 3000 yılı aşkın süredir dalgaların tahta bordlar ile sürüldüğü tahmin edilmektedir.